Yazar: Sema Ezgü
Tarih 1 ağustos 2016
Sabahın en güzel saatlerinde doğasına, denizine, sır vermeyen gizemine doyamadığımız antik şehir Knidos’dan ayrılıyoruz. Sabah erkenden uçan ihanet çetesinin son elemanlarının da bize çok yakın bir mevkiide yakalandığını öğrenip ferahladıktan sonra güneş ışığına muhtaç solar teknemizle yola koyuluyoruz.
Ardımızda bıraktığımız Knidos’un tarihe tanıklık etmiş taşını, toprağını gezerken farkettik ki, bu ihtişamlı antik şehir halâ bekliyor. Arkeolojik kazılar henüz çok yetersiz kalmış görünüyor. Ortaya çıkarılmış eski medeniyetin henüz çok az bir bölümü gün yüzüne çıkabilmiş belli ki. Oysa Knidos mevcudiyetinin gerçek boyutlarıyla açığa çıkması adına gerekeni yapmış, görünüyor. Toprak üstünde bıraktığı izlerle adeta ben buradayım diye bağırıyor. Her köşesi ayrı güzel ülkemin nice sırlara gebe eskimiş taşı toprağı ilgi bekliyor.
Knidos da bekliyor. Karanlık niyetler tarafından eserleri talan edilmeden önce keşfedilmeyi bekliyor. İnşaallah sıra gelir, ülkemin güzel insanları vicdan yoksunlarının kirli emellerine alet olmaktan en kısa zamanda kurtulur ve biz de tarihi güzelliklerimizin hakkını hakkıyla veririz.
Bekle Knidos, biraz daha zaman...