Yazar: İsmail Ezgü
60 yaşındayım.
İlk hatıralarımı beynime kaydetmeye başladığım yıllarda Adnan Menderes'i tıktınız içeri...
"Adalet" dediniz astınız.
Yıllar ,yıllar geçti yine "adalet" dediniz; rahmetlinin "itibarını iade" ettiniz.
Bir de anısını yaşatmak için "anıt" diktiniz.
Kendisini öldürüp ; anısını yaşatmak...
Nasıl bir şeyse ?
Sonra Deniz Gezmiş;
Terörist dedik, ama birileri de kahraman dedi.
Onu da astınız;
Yine adalet dediniz.
Bugün mahkemeye çıksa üç ay bile yatmazdı belkide...
Biraz daha büyüdüm;
Yılmaz Güney filmlerini seyrettik bol bol.
O bir kahraman idi !
Bir gün katil oldu.
Katil mi , kahraman mı karar veremediniz.
Birisini öldürdüyse katil idi tabi ki.
Onu da kaçırdınız elinizden...
Kaçırdınız mı , kovdunuz mu , tatile mi gönderdiniz bilmiyoruz.
Kısacası; öldürmeyeni astınız, öldüreni asamadınız...
Sonra ; Ahmet Kaya;
Allah için ; ne güzel şarkılar söylerdi...
Onu da çatal , kaşıkla kovdunuz.
Adamı kahrından öldürüp , ardından onun şarkılarını haykırmaya devam ettiniz...
Arkadaş toplantılarınızda kısık sesle Nazım Hikmet şiirleri okurdunuz.
Biraz sonra sokağa çıkıp " Goministler Moskova'ya" diye yıkardınız ortalığı...
Yakalasanız onu da asardınız...
Sonra da anıtını dikerdiniz...
Haberim yok, belki de dikmişsinizdir bile.. Öyleyse cahilliğime verin...
Haa sahi; siz Mehmet Akif'e de neler yapmıştınız di mi? ,
Ben doğmadan çok önceleri...?
Bir de Eren çocuk vardı ?
Hani asabilmek için yaşını büyütmüştünüz...
Yakın tarihteki adalet tiyatrolarınızı hatırlamak dahi istemiyoruz.
Üç beş yıl önce içeri tıkanlar, bugün içeri tıkıldılar.
Yüzlerce hakim, savcı kaçacak delik arıyor.
........................................
Bu nasıl adalet ?
Asarken adalet...
Anıtını dikerken yine adalet...
Her yerde adalet...
Hiç bir yerde adalet...
Dersiniz ki ; adalete güvenin.
Hangi adalete...
Öldürene mi?
"İadei itibar" edene mi?
Yaş büyütene mi?
Katiller için defalarca af üretene mi?
İçeri tıkana mı? içeri tıkılana mı?
Söyleyin ,söyleyin...
Nasılsa söylediğinizin tersine inanacağım.
Belki böylece adaleti bulabilirim.
Sizin adaletiniz sizin olsun...
Sizden bıktım.
................
Bugün Halep son nefesini veriyor..
Halep bitince dünya daha adil olur di mi?
Benim gözlerim yaşlı...
Aynı yaşlar yıllar öce Bağdat bombalanırken de dökülmüştü.
Meşhur haber kanallarından birisi bağdat muhabiri ile bağlantı kurmuş, gökten Amerikan bombaları yağarken muhabirinden Bağdat'ın son halini öğrenmeye çalışıyordu.
Muhabirin sözleri:
"Şu an muhabirlik yapabilecek halde değilim, iki torunumu güvenli bir yere ulaştırmaya çalışıyorum. Tüm çabam onlar için, kusura bakmayın..."
Ben de şu an ,aynen o muhabir gibiyim.
Lafın bittiği yerdeyim.
Pes ettim.
Artık sizinle uğraşamıyorum.
Allah'tan adalet istiyorum.
Ona güveniyorum.
29 Kasım 2016 Salı
19 Kasım 2016 Cumartesi
HÜRRİYET GAZETESİ
Bu yat güneş enerjisi ile çalışıyor
Mehmet ÇİL / DATÇA (Muğla), (DHA)-30 Temmuz 2016 - 14:04Son Güncelleme : 30 Temmuz 2016 - 14:07
ELEKTRONİK mühendisi 60 yaşındaki İsmail Ezgü, satın aldığı eski yelkenli bir katamaranı, üzerinde bazı değişiklikler yaparak, yakıt yerine tamamen güneş enerjisi ile çalışır hale getirdi.
Betül 37 adını verdiği elektrikli teknesi ile ilk denemesini geçen yıl, İstanbul Riva'dan Kilyos'a gidip-gelerek yapan evli 3 çocuk babası İsmail Ezgü, bu yıl ise 34 yıllık hayat arkadaşı 56 yaşındaki mimar Sema Ezgü ile birlikte daha uzun bir deniz yolculuğuna çıktı. 10 Haziran'da Riva'dan denize açılan Ezgü çifti, 700 mil yol katederek, 12 günde Fethiye Kelebekler Vadisi'ne ulaştı. Yolculuk boyunca hiçbir zorlukla karşılaşmayan çift, gidişte uğramadıkları Akdeniz ve Ege'nin birbirinden güzel koy ve sahil kasabalarını görmek için dönüş rotasını 1400 mile çıkardı. Betül 37 teknesinin Ege'ye açılmadan önce Akdeniz'deki son durağı ise Muğla'nın Datça İlçesi oldu. Datça limanında demirleyen Türkiye'nin ilk elektrikli yatı, burada deniz meraklıları ve tekne sahiplerinin ilgi odağı oldu.
'YAPAMAZSIN DEDİLER'
Emekliye ayrılıp işini çocuklarına devrettikten sonra, iki yıl önce bir hayalini gerçekleştirmek üzere yola çıktığını belirten İsmail Ezgü, "Mesleğim elektronik mühendisi ve işim güneş paneli ve rüzgar türbini imalatı olduğu için, güneş enerjisi ile giden, hiç yakıt kullanmayan bir tekne yapmak istedim. Başlangıçta kimse bana inanmadı. Eşim ve çocuklarım bile itiraz etti. 'Hayal' diye baktılar. Ben hayalperest bir insanım. Müthiş bir inatçı yapım var. 'Yapamazsın' dediklerinde daha çok işin üstüne gittim" dedi.
SAATTE 5 MİL YOL ALIYOR
Hayalindeki teknenin projesini çizdiğini ifade eden Ezgü, "Hesaplarıma göre, 8 metreye 4 metre büyüklükte bir tekneye ihtiyacım vardı. Fakat böyle bir tekne bulamadım. Kendim imal etmeyi düşündüm. Tekne imal etmek ayrı bir bilgi gerektiriyor. Gemi mühendisliği bilgim hiç yok. 6 aylık bir arayışın sonunda, tam istediğim gibi satılık 8 metre uzunluğunda fiber bir katamaran buldum. 25 bin TL'ye satın alarak hemen işe kalkıştım. Üzerindeki yelken direklerini söktüm. Güneş panelleri yerleştirdim. 4 bin 800 watt toplam panelim var. 4 kilovat saatlik iki elektrik motoru taktım. Yaptığım değişikliklerle tekne toplam 70 bin TL'ye mal oldu. Saatte ortalama 5 mil hız yapabiliyorum. Havanın durumuna göre günde ortalama 50-55 mil yol alıyorum. Bir günde 65 mil yol aldığım oldu" diye konuştu.
TEK DAMLA YAKIT KULLANMIYOR
Teknede 8 adet, 100 amperlik akü bulunduğunu hatırlatan Ezgü, "Aküleri şarj ediyoruz. Sabah erken yola çıktığımızda, enerjimizi akülerden alıyoruz. Saat 12.00-14.00 arasında tamamen güneşten gelen enerji bizi götürebiliyor. Tek damla yakıt kullanmıyoruz. Egzoz yok, yağ sızıntısı yok. Havaya kirleten hiçbir etken yok. Çevreye zararlı değil. Çevreci biriyim, yaptığım bu elektrikli yat ile bunun olabileceğini gösterdim. Devletimizin böyle bir projeyi hayata geçirmesini umut ediyorum. Özellikle Dalyan gibi, çevrenin çok önemli olduğu hassas yerlerde bu tür tekneler kullanılabilir" dedi.
HEM EKONOMİK HEM ÇEVRECİ
Betül 37 isimli elektrikli yatı görüp incelemeye gelen deniz tutkunlarından 56 yaşındaki İlker Harman ise projeye hayran kaldığını belirterek, "Yıllardır denizlerdeyim. Bunun bir örneğini daha hiç görmedim. Çevreci ve mükemmel bir düşünce… Dünyamızın ve üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin giderek kirlendiğini görüyoruz. Gemilerin, teknelerin sintineleri, mazot ve yağları denizleri kirletiyor. Bu teknenin en önemli özelliği yakıt kullanmadığı için ekonomik olmasının ötesinde, denizleri hiç kirletmemesidir. Adeta sıfır sorun ile denizlerin keyfini yaşamak mümkün oluyor. Umarım bu bir örnek olur ve çok yaygınlaşır" dedi.
17 Kasım 2016 Perşembe
KUR'AN DAKİ TÜRKÇE
Yazar: Sema Ezgü
Son yıllarda kendi çabamla Kur'anı orjinal sayfalarından okumak ve anlamaya çalışmak en büyük merakım oldu. Daha önce de çeşitli paylaşımlarımda bu konuya değinmiştim. Kur'an benim gibi halktan birinin de anlayacağı kadar açık bir metin. Anlaşılır olanı anlamak ne kadar mümkünse, anlamakta yetersiz kaldığım ayetlerin geleceği veya bize gayb ( kayıp, bilinmeyen) olanı işaret ettiğinin farkına varmak da o kadar mümkün. Bütün olarak baktığımda sevdalandığım kutsal kitabımın evrensel olmakla kalmayıp bütün kainatı kapsadığını farketmiş olmanın hazzını yaşıyorum. Hatta onu tarihselciliğe mahkum etmek isteyenlerin, anlaşılmaz, tek başına yetmez diyenlerin hezeyanlarını da yine kitabın ayetlerinden öğreniyorum. Anladım ki, onların asıl sorunu kitabı hakkıyla okuyup akıllarını kullanamamakmış. Kendimce bir metoda dayandırdığım Kur'an çalışmalarımda uyguladığım metodun doğru olduğunu konunun uzmanlarından öğrenmek beni çok mutlu etti. Kur'anda geçen kavramları doğru anlamanın geçerli yolu, kavramı bütün ayetlerde geçtiği şekliyle incelemekmiş.
Bir süre önce Kur'anın içeriğinde belki de % 40 lara dayanacak kadar Türkçe kelimeler geçmesi beni çok heyecanlandırdı. O kelimelerin Türkçe deki anlamlarını veya kaybettikleri gerçek manalarını da yine Kur'andan öğreniyorum. Bulduğum kelimelerin bugünün Türkçesinde ne kadar yoğun kullanıldığını görmekten sevinç duyarken, arapça olduklarının bilinmemesinden üzüntü duyuyorum.
Kur'anda geçen kelimelerin günümüz Türkçesinde bu kadar yoğun kullanılmasını Kur'anın evrenselliğine bir kanıt olarak algılıyorum ve Kutsal kitabımızın gelişmekte olan medeniyetimizde bile ne kadar etkili olduğunu, olmaya devam ettiğini aşağıda listelediğim kelimelerin ışığında göstermek istiyorum. Onun ne kadar interaktif ve bizden bir kitap olduğu anlamak isteyen için birazcık ilgi göstermek yeterli olacak.
Dikkat çekmek istediğim konu şudur: Eklediğim listedeki kelimeler arapçadan değil, doğrudan Kur'andan alınmadır. Çalışmalarım sırasında bulduğum kelimeleri listeme eklemeye devam edeceğim inşaallah. Bu çalışmayı yapmaktaki amacım:
KUR'AN DAKİ TÜRKÇEDEN , TÜRKÇEDEKİ ARAPÇAYA KELİMELERLE BİR YOLCULUK YAPMAKTI.
Abes
Acaib
Acele
Acemi
Acı
Aciz
Acuze
Adalet
Adet
Adil
Afak
Ağır
Ahali
Ahbap
Ahid
Ahilik
Ahir
Ahit
Ahlâk
Aidiyet
Ait
Akabinde
Akıbet
Akıl
Akif
Akit
Akraba
Alâ
Alâmet
Alem
Alenen
Aleni
Aleyhinde
Alim
Allame
Ama
Ama, amma
Aman
Amel
Amele
Amiyane
An
Araf
Araz
Arıza
Arif
Arsa
Arş
Arz
Arz etmek
Asâ
Asaf
Asgari
Asıl
Asi
Asimile
Aşırı
Aşiret
Atıl
Atılmak
Atmak
Avane
Avlu
Ayna
Azami
Azap
Azık
Azim
Azletmek
Azmak
Azmetmek
Azmettirme
Bahis
Bahriye
Bakî
Bakire
Bakiye
Bakliyat
Baliğ
Bariz
Basiret
Baskı
Batın
Bayii
Bazı
Bedel
Bedevi
Beis
Beka
Bekar
Belde
Beraat
Bereket
Besin
Beşer
Beşir
Beyan
Beyaz
Beyza
Bina
Bitmek ( yerden )
Buhtan
Buluğ
Burç
Burhan
Bünye
Büşra
Cabbar
Cahil
Cahiliye
Cami
Carlamak
Casus
Caz
Cehd
Cehennem
Cehren
Celâl
Celb
Cemaat
Cemil
Cemiyet
Cenah
Cennet
Ceraat
Cerahat
Cereme
Cesed
Cevap
Cevaz
Ceyeran
Ceza
Cibilliyet
Cihad
Cin
Cinnet
Cisim
Civar
Cunda
Cümleten
Cürüm
Cüz
Cüzi
Daha
Dahil
Daim, daima
Daire
Dalalet
Dar
Darb
Darbe
Darlık
Dava
Davet
Defetmek
Delil
Dem
Derece
Ders
Devam
Devir
Din
Dinar
Diyet
Doğum
Dua
Dumur
Dünya
Ebeveyn
Ecel
Ecir
Ehemmiyet
Ehil
Ekrem
Ekseri
Elbise
Elzem
Emanet
Emel
Emin
Emir
Emmi
Emniyet
Emsal
Enkaz
Erbab
Erkân
Ermek
Esaret
Esbab
Esef
Eser
Esir
Esra
Eş
Eşit
Eşkiya
Eşya
Etraf
Ev
Evlâ
Evlât
Evvel
Eza
Ezan
Ezel
Eziyet
Faal, faaliyet
Faaliyet
Fahiş
Fahişe
Fahri
Fail
Fakat
Fakir
Falan, filan
Fani
Far
Fark
Farz
Fasıl
Fatih
Fay
Fayda
Faz
Fazilet
Fazla
Fehm etm.
Fehmi
Felâh
Fer, ferdan
Feragat
Ferah
Ferahlamak
Ferd
Fert
Fesad
Fetih
Fetva
Fevri
Feyz almak
Fıkara
Fıkıh
Fırka
Fırlamak
Ficur
Fidye
Fiil
Fikir
Fil
Firar
Fiske
Fitne
Fuad
Fuhuş
Fukara
Gafil
Gaflet
Galip
Gam
Gammaz
Gani
Gark olmak
Gasbetmek
Gayb
Gayrı
Gazab
Gazap
Gazi
Gebermek, gebertmek
Gurur
Gusul
Habbe
Haber
Habis
Hacet
Haciz
Hadd
Hadi
Hadis
Hadise
Hafız
Hafif
Hafife almak
Hafiye
Hafriyat
Hain
Haiz
Hak
Hakem
Hakeza
Hakikat
Hakim
Hale
Halef
Halife
Halil
Halim
Halis
Halk
Halletmek
Hamal
Hamd
Hamiyet
Hamle
Hanife
Haraç
Harap
Hararet
Harb
Harçlık
Hareket
Hariç
Haris
Harlamak
Harlı
Hasad
Hasar
Hasat
Haset
Hasım
Hasır
Hasis
Hasret
Hassas
Haşa
Haşere
Haşmet
Haşrolmak
Haşyet
Hat
Hata
Hatır
Hatır, hatırlamak
Hatırlamak
Hatırlı
Hatib
Hatta
Hava
Havale
Hayal
Hayat
Hayıflanmak
Hayır
Hayız
Hayran
Haz
Hazır
Hazin
Hazine
Hazm
Heba
Heba olmak
Hediye
Helâk
Helâl
Hesap
Heyhat
Hezimet
Hıfz etmek
Hınzır ( domuz)
Hırs
Hısım
Hıyanet
Hibe
Hicran
Hidayet
Hiddet
Hile
Hinlik
Hissetmek
Hitab
Hizaya getirme
Hizip
Hortum
Hudut
Huzur
Huzurunda olm.
Hücre
Hüküm
Hülle
Hür
Hürmet
Hüsran
Hüzün
Islah
Israf
Israr
İade
İbadet
İbret
İbrik
İcabet
İctinab
İctinap
İçtiba
İddet
İdrak
İfâ
İffet
İflah olm.
İfrat
İftira
İhanet
İhbar
İhlas
İhraç
İhtar
İhtilâf
İhtimam
İhya
İkna
İkrah
İkram
İktidar
İktisad
İlâh
İlân
İlham
İlim
İllet
İltifat
İman
İmar
İmdat
İmhak
İmkan
İmtihan
İnat
İnkar
İnkılab
İnsan
İnsiyatif
İnşa
İnşaat
İntikam
İnzal
İrade
İrşad
İrtibat
İrtidat
İsabet
İsim
İskan
İslâm
İsnat
İsraf
İstemek
İstif
İstifa
İstiflemek
İstikamet
İstikrar
İstisna
İsyan
İş
İşaret
İştah
İtaat
İtfaiye
İtiraf
İyaşe
İzin
İzzet
Kabız
Kabile
Kabir
Kabul
Kabza
Kadar
Kademe
Kader
Kadı
Kadim
Kâdir
Kâfi
Kafile
Kâfir
Kahır
Kahin
Kaide
Kaim
Kalb
Kalem
Kalp
Kanaat
Kanat
Kanıt
Kanmak
Kantar
Kaplamak
Karar
Karın
Karine
Kase
Kasıt
Kasr
Kasr, köşk
Kastî
Kasvet
Kat
Kat'i , kesin
Katil
Katip
Katletme
Katliam
Katran
Kavi
Kavil
Kayıp
Kayyum
Kazım
Kebir
Keder
Kefe
Kefil
Kelime
Kem
Kere
Kerem
Kerhen
Kesat
Kesif
Keşfetmek
Ketum
Kılıf
Kıraat
Kırtasiye
Kısas
Kısım
Kısmak
Kısmet
Kıssa
Kıstas
Kıt, Kıtlık
Kıta
Kızmak
Kibir
Kifayet
Kilit
Kilo
Kin
Kisbe, posa
Kitap
Kredi
Kurban
Kurra
Kusur
Kuşanmak
Kuvvet
Küllüm
Kürsü
Küsmek
Lakab
Lâkin
Lânet
Latif
Laubali
Lâzım
Lehde
Leke
Levha
Lezzet
Libas
Lisan
Liyakat
Lütuf
Maaş
Maaşallah
Maazallah
Maazeret
Mağara
Mağfiret
Mağlub
Mağlul
Mağlum
Mağrur
Mahal
Mahalle
Mahcup olm.
Mahfuz
Mahiyet
Mahluk
Mahmud
Mahrum
Mahsus
Mahvetmek
Mahzul
Mahzun
Mahzur
Makam
Makas
Makus
Mal
Malik
Malum
Malumat
Mani
Mantık
Maraz
Masal
Masraf
Maşrapa
Matara
Mazeret
Mazi
Mazlum
Meblağ
Mebus
Mecmua
Mecnun
Meded
Medeniyet
Medet
Mekan
Mekruh
Mektup
Melek
Meleke
Melun
Memnun
Men
Menfaat
Meni
Menzil
Mera
Mercan
Mercii
Merhaba
Merhamet
Mermi
Mesai
Mescid
Mesele
Mesire
Mesken
Mesul
Mesuliyet
Meşakkat
Meşgul
Meta
Methetmek
Metin
Mevki
Mevta
Mevzi
Mevzii
Mevzuat
Meyletmek
Meymenet
Mısır
Mihrab
Miktar
Millet
Miras
Misafir
Misal
Miskin
Misli
Miyad
Mizaç
Mizan
Muallak
Muhabbet
Muhafaza
Muhalif
Muharrem
Muhit
Muhtelif
Mukayyet
Muktedir
Murad
Musallat
Musibet
Muska
Mustafa
Musubet
Muvaffak
Mübarek
Mübtelâ
Mücadele
Mücahit
Mücrim
Müddet
Müellef
Müezzin
Mühlet
Mükellef
Mükremin
Mülk
Mülteci
Münafık
Münazara
Münir
Müptelâ
Müslüman
Müsrif
Müsvedde
Müşahede
Müşfik
Müşterek
Müşteri
Mütekabil
Mütemadiyen
Müttefik
Müyesser
Nabız
Nadim
Nadim olm.
Nafile
Nail
Nail olm.
Nakarat
Nakış
Nakil
Nasib
Nasihat
Nazar
Nazire
Nebat
Nedamet
Nefer
Nefes
Nefret
Nehir
Neseb
Nesil
Neşe
Neşir
Neşretmek
Neşter
Nezaret
Nida
Nifak
Nimet
Nuri
Nuriye
Nusret
Nutuk
Nüfuz etm.
Nüks etmek
Nüsha
Oğlan
Ömür
Özür
Rab
Rabdetmek
Rabıta
Rabtiye
Radde
Raf
Rafet
Rağbet
Rahvan
Rakam
Rakib
Raks
Ramazan
Rasat
Raşit
Rauf
Razı
Recm
Red
Refah
Refakat
Refik
Rehavet
Rehin
Rehine
Rekabet
Resul
Reşit
Reyhan
Rezil
Rıdvan
Rıza
Riayet
Rica
Riya
Ruh
Ruhbanlık
Rumuz
Rutubet
Rüşd
Rüya
Saat
Sabah
Sabık
Sabıka
Sabır
Sabih
Sabit
Sabite
Sadaka
Saded
Sadık
Sadr
Saf
Saha
Sahib
Sahil
Sahra
Saka
Sakil
Sakin
Salih
Salim
Salmak
Sanat
Sanayi
Sanmak
Sarf
Sarf etm.
Sarraf
Satıh
Satır
Sav
Savunma
Say
Sayfa
Saygı
Sayı
Saymak
Sebat
Sebat etm.
Sebep
Sebil
Secde
Secere
Sefer
Seferi
Sefih
Sefil
Seher
Sel
Selam
Selef
Selek
Selim
Sema
Sene
Sera
Serap
Seri
Set
Sevap
Seviye
Seyir
Sıddık
Sınai
Sır
Sırace
Sicil
Sihir
Sihirbaz
Siklet
Silah
Sima
Statü
Stok
Sual
Sukutuhayal
Sulh
Sultan
Sur
Sükunet
Sülale
Sünbül
Sünnet
Şafak
Şahit
Şair
Şaka
Şan
Şarab
Şark
Şef
Şefaat
Şefik
Şefkat
Şehvet
Şeker
Şekil
Şer
Şey
Şeyh
Şeytan
Şia
Şiddet
Şifa
Şiir
Şikayet
Şirk
Şirket
Şok
Şube
Şuur
Şükür
Taammüden
Tabaka
Tabi olm.
Tabiat
Tabut
Tafsilat
Tahammüden
Tahammül
Taharet
Tahir
Tahrif
Tahsis
Tahvil
Takat
Takdim
Takdir
Takılmak
Takip
Takiye
Taksim
Taksimat
Takva
Takvim
Talim
Tamam
Taraf
Tarif
Tarikat
Tartaklamak
Tasa
Tasavvur
Tasdik
Tasnif
Tasrif
Tatmin
Tav, tavır
Tavaf
Tavsiye
Tayfa
Tayyare
Tebessüm
Tebliğ
Tecessüs
Tedarik
Tedricen
Tefrika
Tehir
Tehlike
Teklif
Tekmil
Tekzip
Telakki
Temas
Temayül
Temenni
Temiz
Temsil
Teneffüs
Tenezzül
Tenkit
Tercih
Tereddüt
Terfi
Terk
Terke
Tesbih
Tesbit
Tesir
Tesis
Teskin
Teslim
Teşbih
Teşekkür
Tevbe
Teveccüh
Tevessül
Tevil
Tevkif etm.
Tez
Tıfıl
Ticaret
Toy
Tuba
Tufan
Uf, of
Ufuk
Ulema
Umurunda
Ümmet
Vaad
Vaaz
Vadi
Vahiy
Vahşi
Vaiz
Vaka
Vakar
Vakıf
Vakit
Vakur
Valiz
Varis
Varmak
Vasat
Vasıf
Vasıl
Vasıl olm.
Vasıta
Vasiyet
Vebal
Veda
Vefa
Vehbi
Vekil
Velayet
Velet
Veraset
Vermek
Vesile
Vesvese
Vezir
Vezne
Vildan
Yakın
Yakıt
Yakut
Yas
Yaslanmak
Yeis
Yemin
Yenmek
Yetim
Zaaf
Zahir
Zail
Zakkum
Zalim
Zan
Zannetmek
Zarar
Zaruret, zaruren
Zayıf
Zayi
Zeka
Zeki
Zelzele
Zencefil
Zerre
Zeytin
Zırva
Zikir
Zillet
Zina
Ziraat
Ziya
Ziyade
Ziyan
Ziynet
Zulüm
Son yıllarda kendi çabamla Kur'anı orjinal sayfalarından okumak ve anlamaya çalışmak en büyük merakım oldu. Daha önce de çeşitli paylaşımlarımda bu konuya değinmiştim. Kur'an benim gibi halktan birinin de anlayacağı kadar açık bir metin. Anlaşılır olanı anlamak ne kadar mümkünse, anlamakta yetersiz kaldığım ayetlerin geleceği veya bize gayb ( kayıp, bilinmeyen) olanı işaret ettiğinin farkına varmak da o kadar mümkün. Bütün olarak baktığımda sevdalandığım kutsal kitabımın evrensel olmakla kalmayıp bütün kainatı kapsadığını farketmiş olmanın hazzını yaşıyorum. Hatta onu tarihselciliğe mahkum etmek isteyenlerin, anlaşılmaz, tek başına yetmez diyenlerin hezeyanlarını da yine kitabın ayetlerinden öğreniyorum. Anladım ki, onların asıl sorunu kitabı hakkıyla okuyup akıllarını kullanamamakmış. Kendimce bir metoda dayandırdığım Kur'an çalışmalarımda uyguladığım metodun doğru olduğunu konunun uzmanlarından öğrenmek beni çok mutlu etti. Kur'anda geçen kavramları doğru anlamanın geçerli yolu, kavramı bütün ayetlerde geçtiği şekliyle incelemekmiş.
Bir süre önce Kur'anın içeriğinde belki de % 40 lara dayanacak kadar Türkçe kelimeler geçmesi beni çok heyecanlandırdı. O kelimelerin Türkçe deki anlamlarını veya kaybettikleri gerçek manalarını da yine Kur'andan öğreniyorum. Bulduğum kelimelerin bugünün Türkçesinde ne kadar yoğun kullanıldığını görmekten sevinç duyarken, arapça olduklarının bilinmemesinden üzüntü duyuyorum.
Kur'anda geçen kelimelerin günümüz Türkçesinde bu kadar yoğun kullanılmasını Kur'anın evrenselliğine bir kanıt olarak algılıyorum ve Kutsal kitabımızın gelişmekte olan medeniyetimizde bile ne kadar etkili olduğunu, olmaya devam ettiğini aşağıda listelediğim kelimelerin ışığında göstermek istiyorum. Onun ne kadar interaktif ve bizden bir kitap olduğu anlamak isteyen için birazcık ilgi göstermek yeterli olacak.
Dikkat çekmek istediğim konu şudur: Eklediğim listedeki kelimeler arapçadan değil, doğrudan Kur'andan alınmadır. Çalışmalarım sırasında bulduğum kelimeleri listeme eklemeye devam edeceğim inşaallah. Bu çalışmayı yapmaktaki amacım:
KUR'AN DAKİ TÜRKÇEDEN , TÜRKÇEDEKİ ARAPÇAYA KELİMELERLE BİR YOLCULUK YAPMAKTI.
Abes
Acaib
Acele
Acemi
Acı
Aciz
Acuze
Adalet
Adet
Adil
Afak
Ağır
Ahali
Ahbap
Ahid
Ahilik
Ahir
Ahit
Ahlâk
Aidiyet
Ait
Akabinde
Akıbet
Akıl
Akif
Akit
Akraba
Alâ
Alâmet
Alem
Alenen
Aleni
Aleyhinde
Alim
Allame
Ama
Ama, amma
Aman
Amel
Amele
Amiyane
An
Araf
Araz
Arıza
Arif
Arsa
Arş
Arz
Arz etmek
Asâ
Asaf
Asgari
Asıl
Asi
Asimile
Aşırı
Aşiret
Atıl
Atılmak
Atmak
Avane
Avlu
Ayna
Azami
Azap
Azık
Azim
Azletmek
Azmak
Azmetmek
Azmettirme
Bahis
Bahriye
Bakî
Bakire
Bakiye
Bakliyat
Baliğ
Bariz
Basiret
Baskı
Batın
Bayii
Bazı
Bedel
Bedevi
Beis
Beka
Bekar
Belde
Beraat
Bereket
Besin
Beşer
Beşir
Beyan
Beyaz
Beyza
Bina
Bitmek ( yerden )
Buhtan
Buluğ
Burç
Burhan
Bünye
Büşra
Cabbar
Cahil
Cahiliye
Cami
Carlamak
Casus
Caz
Cehd
Cehennem
Cehren
Celâl
Celb
Cemaat
Cemil
Cemiyet
Cenah
Cennet
Ceraat
Cerahat
Cereme
Cesed
Cevap
Cevaz
Ceyeran
Ceza
Cibilliyet
Cihad
Cin
Cinnet
Cisim
Civar
Cunda
Cümleten
Cürüm
Cüz
Cüzi
Daha
Dahil
Daim, daima
Daire
Dalalet
Dar
Darb
Darbe
Darlık
Dava
Davet
Defetmek
Delil
Dem
Derece
Ders
Devam
Devir
Din
Dinar
Diyet
Doğum
Dua
Dumur
Dünya
Ebeveyn
Ecel
Ecir
Ehemmiyet
Ehil
Ekrem
Ekseri
Elbise
Elzem
Emanet
Emel
Emin
Emir
Emmi
Emniyet
Emsal
Enkaz
Erbab
Erkân
Ermek
Esaret
Esbab
Esef
Eser
Esir
Esra
Eş
Eşit
Eşkiya
Eşya
Etraf
Ev
Evlâ
Evlât
Evvel
Eza
Ezan
Ezel
Eziyet
Faal, faaliyet
Faaliyet
Fahiş
Fahişe
Fahri
Fail
Fakat
Fakir
Falan, filan
Fani
Far
Fark
Farz
Fasıl
Fatih
Fay
Fayda
Faz
Fazilet
Fazla
Fehm etm.
Fehmi
Felâh
Fer, ferdan
Feragat
Ferah
Ferahlamak
Ferd
Fert
Fesad
Fetih
Fetva
Fevri
Feyz almak
Fıkara
Fıkıh
Fırka
Fırlamak
Ficur
Fidye
Fiil
Fikir
Fil
Firar
Fiske
Fitne
Fuad
Fuhuş
Fukara
Gafil
Gaflet
Galip
Gam
Gammaz
Gani
Gark olmak
Gasbetmek
Gayb
Gayrı
Gazab
Gazap
Gazi
Gebermek, gebertmek
Gurur
Gusul
Habbe
Haber
Habis
Hacet
Haciz
Hadd
Hadi
Hadis
Hadise
Hafız
Hafif
Hafife almak
Hafiye
Hafriyat
Hain
Haiz
Hak
Hakem
Hakeza
Hakikat
Hakim
Hale
Halef
Halife
Halil
Halim
Halis
Halk
Halletmek
Hamal
Hamd
Hamiyet
Hamle
Hanife
Haraç
Harap
Hararet
Harb
Harçlık
Hareket
Hariç
Haris
Harlamak
Harlı
Hasad
Hasar
Hasat
Haset
Hasım
Hasır
Hasis
Hasret
Hassas
Haşa
Haşere
Haşmet
Haşrolmak
Haşyet
Hat
Hata
Hatır
Hatır, hatırlamak
Hatırlamak
Hatırlı
Hatib
Hatta
Hava
Havale
Hayal
Hayat
Hayıflanmak
Hayır
Hayız
Hayran
Haz
Hazır
Hazin
Hazine
Hazm
Heba
Heba olmak
Hediye
Helâk
Helâl
Hesap
Heyhat
Hezimet
Hıfz etmek
Hınzır ( domuz)
Hırs
Hısım
Hıyanet
Hibe
Hicran
Hidayet
Hiddet
Hile
Hinlik
Hissetmek
Hitab
Hizaya getirme
Hizip
Hortum
Hudut
Huzur
Huzurunda olm.
Hücre
Hüküm
Hülle
Hür
Hürmet
Hüsran
Hüzün
Islah
Israf
Israr
İade
İbadet
İbret
İbrik
İcabet
İctinab
İctinap
İçtiba
İddet
İdrak
İfâ
İffet
İflah olm.
İfrat
İftira
İhanet
İhbar
İhlas
İhraç
İhtar
İhtilâf
İhtimam
İhya
İkna
İkrah
İkram
İktidar
İktisad
İlâh
İlân
İlham
İlim
İllet
İltifat
İman
İmar
İmdat
İmhak
İmkan
İmtihan
İnat
İnkar
İnkılab
İnsan
İnsiyatif
İnşa
İnşaat
İntikam
İnzal
İrade
İrşad
İrtibat
İrtidat
İsabet
İsim
İskan
İslâm
İsnat
İsraf
İstemek
İstif
İstifa
İstiflemek
İstikamet
İstikrar
İstisna
İsyan
İş
İşaret
İştah
İtaat
İtfaiye
İtiraf
İyaşe
İzin
İzzet
Kabız
Kabile
Kabir
Kabul
Kabza
Kadar
Kademe
Kader
Kadı
Kadim
Kâdir
Kâfi
Kafile
Kâfir
Kahır
Kahin
Kaide
Kaim
Kalb
Kalem
Kalp
Kanaat
Kanat
Kanıt
Kanmak
Kantar
Kaplamak
Karar
Karın
Karine
Kase
Kasıt
Kasr
Kasr, köşk
Kastî
Kasvet
Kat
Kat'i , kesin
Katil
Katip
Katletme
Katliam
Katran
Kavi
Kavil
Kayıp
Kayyum
Kazım
Kebir
Keder
Kefe
Kefil
Kelime
Kem
Kere
Kerem
Kerhen
Kesat
Kesif
Keşfetmek
Ketum
Kılıf
Kıraat
Kırtasiye
Kısas
Kısım
Kısmak
Kısmet
Kıssa
Kıstas
Kıt, Kıtlık
Kıta
Kızmak
Kibir
Kifayet
Kilit
Kilo
Kin
Kisbe, posa
Kitap
Kredi
Kurban
Kurra
Kusur
Kuşanmak
Kuvvet
Küllüm
Kürsü
Küsmek
Lakab
Lâkin
Lânet
Latif
Laubali
Lâzım
Lehde
Leke
Levha
Lezzet
Libas
Lisan
Liyakat
Lütuf
Maaş
Maaşallah
Maazallah
Maazeret
Mağara
Mağfiret
Mağlub
Mağlul
Mağlum
Mağrur
Mahal
Mahalle
Mahcup olm.
Mahfuz
Mahiyet
Mahluk
Mahmud
Mahrum
Mahsus
Mahvetmek
Mahzul
Mahzun
Mahzur
Makam
Makas
Makus
Mal
Malik
Malum
Malumat
Mani
Mantık
Maraz
Masal
Masraf
Maşrapa
Matara
Mazeret
Mazi
Mazlum
Meblağ
Mebus
Mecmua
Mecnun
Meded
Medeniyet
Medet
Mekan
Mekruh
Mektup
Melek
Meleke
Melun
Memnun
Men
Menfaat
Meni
Menzil
Mera
Mercan
Mercii
Merhaba
Merhamet
Mermi
Mesai
Mescid
Mesele
Mesire
Mesken
Mesul
Mesuliyet
Meşakkat
Meşgul
Meta
Methetmek
Metin
Mevki
Mevta
Mevzi
Mevzii
Mevzuat
Meyletmek
Meymenet
Mısır
Mihrab
Miktar
Millet
Miras
Misafir
Misal
Miskin
Misli
Miyad
Mizaç
Mizan
Muallak
Muhabbet
Muhafaza
Muhalif
Muharrem
Muhit
Muhtelif
Mukayyet
Muktedir
Murad
Musallat
Musibet
Muska
Mustafa
Musubet
Muvaffak
Mübarek
Mübtelâ
Mücadele
Mücahit
Mücrim
Müddet
Müellef
Müezzin
Mühlet
Mükellef
Mükremin
Mülk
Mülteci
Münafık
Münazara
Münir
Müptelâ
Müslüman
Müsrif
Müsvedde
Müşahede
Müşfik
Müşterek
Müşteri
Mütekabil
Mütemadiyen
Müttefik
Müyesser
Nabız
Nadim
Nadim olm.
Nafile
Nail
Nail olm.
Nakarat
Nakış
Nakil
Nasib
Nasihat
Nazar
Nazire
Nebat
Nedamet
Nefer
Nefes
Nefret
Nehir
Neseb
Nesil
Neşe
Neşir
Neşretmek
Neşter
Nezaret
Nida
Nifak
Nimet
Nuri
Nuriye
Nusret
Nutuk
Nüfuz etm.
Nüks etmek
Nüsha
Oğlan
Ömür
Özür
Rab
Rabdetmek
Rabıta
Rabtiye
Radde
Raf
Rafet
Rağbet
Rahvan
Rakam
Rakib
Raks
Ramazan
Rasat
Raşit
Rauf
Razı
Recm
Red
Refah
Refakat
Refik
Rehavet
Rehin
Rehine
Rekabet
Resul
Reşit
Reyhan
Rezil
Rıdvan
Rıza
Riayet
Rica
Riya
Ruh
Ruhbanlık
Rumuz
Rutubet
Rüşd
Rüya
Saat
Sabah
Sabık
Sabıka
Sabır
Sabih
Sabit
Sabite
Sadaka
Saded
Sadık
Sadr
Saf
Saha
Sahib
Sahil
Sahra
Saka
Sakil
Sakin
Salih
Salim
Salmak
Sanat
Sanayi
Sanmak
Sarf
Sarf etm.
Sarraf
Satıh
Satır
Sav
Savunma
Say
Sayfa
Saygı
Sayı
Saymak
Sebat
Sebat etm.
Sebep
Sebil
Secde
Secere
Sefer
Seferi
Sefih
Sefil
Seher
Sel
Selam
Selef
Selek
Selim
Sema
Sene
Sera
Serap
Seri
Set
Sevap
Seviye
Seyir
Sıddık
Sınai
Sır
Sırace
Sicil
Sihir
Sihirbaz
Siklet
Silah
Sima
Statü
Stok
Sual
Sukutuhayal
Sulh
Sultan
Sur
Sükunet
Sülale
Sünbül
Sünnet
Şafak
Şahit
Şair
Şaka
Şan
Şarab
Şark
Şef
Şefaat
Şefik
Şefkat
Şehvet
Şeker
Şekil
Şer
Şey
Şeyh
Şeytan
Şia
Şiddet
Şifa
Şiir
Şikayet
Şirk
Şirket
Şok
Şube
Şuur
Şükür
Taammüden
Tabaka
Tabi olm.
Tabiat
Tabut
Tafsilat
Tahammüden
Tahammül
Taharet
Tahir
Tahrif
Tahsis
Tahvil
Takat
Takdim
Takdir
Takılmak
Takip
Takiye
Taksim
Taksimat
Takva
Takvim
Talim
Tamam
Taraf
Tarif
Tarikat
Tartaklamak
Tasa
Tasavvur
Tasdik
Tasnif
Tasrif
Tatmin
Tav, tavır
Tavaf
Tavsiye
Tayfa
Tayyare
Tebessüm
Tebliğ
Tecessüs
Tedarik
Tedricen
Tefrika
Tehir
Tehlike
Teklif
Tekmil
Tekzip
Telakki
Temas
Temayül
Temenni
Temiz
Temsil
Teneffüs
Tenezzül
Tenkit
Tercih
Tereddüt
Terfi
Terk
Terke
Tesbih
Tesbit
Tesir
Tesis
Teskin
Teslim
Teşbih
Teşekkür
Tevbe
Teveccüh
Tevessül
Tevil
Tevkif etm.
Tez
Tıfıl
Ticaret
Toy
Tuba
Tufan
Uf, of
Ufuk
Ulema
Umurunda
Ümmet
Vaad
Vaaz
Vadi
Vahiy
Vahşi
Vaiz
Vaka
Vakar
Vakıf
Vakit
Vakur
Valiz
Varis
Varmak
Vasat
Vasıf
Vasıl
Vasıl olm.
Vasıta
Vasiyet
Vebal
Veda
Vefa
Vehbi
Vekil
Velayet
Velet
Veraset
Vermek
Vesile
Vesvese
Vezir
Vezne
Vildan
Yakın
Yakıt
Yakut
Yas
Yaslanmak
Yeis
Yemin
Yenmek
Yetim
Zaaf
Zahir
Zail
Zakkum
Zalim
Zan
Zannetmek
Zarar
Zaruret, zaruren
Zayıf
Zayi
Zeka
Zeki
Zelzele
Zencefil
Zerre
Zeytin
Zırva
Zikir
Zillet
Zina
Ziraat
Ziya
Ziyade
Ziyan
Ziynet
Zulüm
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









