29 Kasım 2016 Salı

HANGİ ADALET?

Yazar: İsmail Ezgü

60 yaşındayım.
İlk hatıralarımı beynime kaydetmeye başladığım yıllarda  Adnan Menderes'i tıktınız içeri...
"Adalet" dediniz astınız.
Yıllar ,yıllar geçti yine "adalet" dediniz; rahmetlinin  "itibarını iade"   ettiniz.
Bir de anısını yaşatmak için "anıt" diktiniz.
Kendisini öldürüp ; anısını yaşatmak...
Nasıl bir şeyse ?

 Sonra Deniz Gezmiş;
Terörist dedik, ama birileri de kahraman dedi.
Onu da astınız;
Yine adalet dediniz.
Bugün mahkemeye çıksa  üç ay bile yatmazdı belkide...

 Biraz daha büyüdüm;
Yılmaz Güney filmlerini seyrettik bol bol.
O bir kahraman idi !
Bir gün katil oldu.
Katil mi , kahraman mı karar veremediniz.
Birisini öldürdüyse katil idi tabi ki.
Onu da kaçırdınız elinizden...
Kaçırdınız mı , kovdunuz mu , tatile mi gönderdiniz bilmiyoruz.

Kısacası; öldürmeyeni astınız, öldüreni asamadınız...

 Sonra ; Ahmet Kaya;
Allah için ; ne güzel şarkılar söylerdi...
Onu da çatal , kaşıkla kovdunuz.
Adamı kahrından öldürüp , ardından onun şarkılarını haykırmaya devam ettiniz...

Arkadaş toplantılarınızda kısık sesle Nazım Hikmet şiirleri okurdunuz.
Biraz sonra sokağa çıkıp " Goministler Moskova'ya" diye yıkardınız ortalığı...
Yakalasanız onu da asardınız...
 Sonra da anıtını dikerdiniz...
Haberim yok, belki de dikmişsinizdir bile.. Öyleyse cahilliğime verin...

Haa sahi; siz Mehmet Akif'e de neler yapmıştınız di mi? ,
Ben doğmadan çok önceleri...?

Bir de Eren çocuk vardı ?
Hani asabilmek için yaşını büyütmüştünüz...

Yakın tarihteki adalet tiyatrolarınızı hatırlamak dahi istemiyoruz.
Üç beş yıl önce içeri tıkanlar, bugün içeri tıkıldılar.
Yüzlerce hakim, savcı kaçacak delik arıyor.
........................................
Bu nasıl adalet ?
Asarken adalet...
Anıtını dikerken yine adalet...
Her yerde adalet...
Hiç bir yerde adalet...

Dersiniz ki ; adalete güvenin.
Hangi adalete...
Öldürene mi?
"İadei itibar" edene mi?
Yaş büyütene mi?
Katiller için  defalarca af üretene  mi?
İçeri tıkana mı? içeri tıkılana mı?

Söyleyin ,söyleyin...
Nasılsa söylediğinizin tersine inanacağım.
Belki böylece adaleti bulabilirim.
Sizin adaletiniz sizin olsun...
Sizden bıktım.
................
Bugün Halep son nefesini veriyor..
Halep bitince dünya daha adil olur di mi?
Benim gözlerim yaşlı...
Aynı yaşlar yıllar öce Bağdat bombalanırken de dökülmüştü.
Meşhur haber  kanallarından birisi bağdat muhabiri ile bağlantı kurmuş, gökten Amerikan bombaları yağarken muhabirinden Bağdat'ın son halini öğrenmeye çalışıyordu.
Muhabirin sözleri:
"Şu an muhabirlik yapabilecek halde değilim, iki torunumu güvenli bir yere ulaştırmaya çalışıyorum. Tüm çabam  onlar için, kusura bakmayın..."
Ben de şu an ,aynen o muhabir gibiyim.
Lafın bittiği yerdeyim.
Pes ettim.
Artık sizinle uğraşamıyorum.
Allah'tan adalet istiyorum.
Ona güveniyorum.