28 Eylül 2017 Perşembe

MUTLU OLAMAYACAKSINIZ !

Yazar: İsmail Ezgü

Mutlu olmayı hangi hakla hayâl edebiliyorsunuz?

Mutlu olmak için ne yaptınız ki?
.......

Boşuna didinmeyin.
Mutluluğu, huzuru bulamayacaksınız.
Neden mi?
Çünkü hepiniz "ARTİST" siniz, rol yapıyorsunuz.
Çok sert geldi değil mi  sözlerim?
Ne yapayım, normal dozda söylediklerim hiç bir işe yaramıyor.
Alışmışsınız ; sadece " ŞOK ŞOK ŞOK ..."  diye başlayan haberlere bakıyorsunuz.
İllaki önce bir tokat gerekiyor ki  kulak veresiniz.
Anlamadınız di mi?
Şöyle izah edeyim;
Kimimiz usta kimimiz acemi ama hepimiz su katılmamış "ARTİST" iz, çünkü hayatımız boyunca rol kesiyoruz.
Mesela; örnek ailemizin  konuşmalarından iki kesiti kaydetsem;
ilki evde ,   baş başa iken, ikincisi misafirlikte dostlarla sohbet ederken.
Evden bir bölüm:
" İki saattir kapı dibinde  bekletiyorsun , hâlâ hazırlanamadın, sen ne uyuşuk şeysin be... Hep aynı hep aynı . Bir kere de vaktinde hazır oluversen...."
   Cevap: "Tabiii beyefendi, saatlerdir senin hazırlanmanı bekledim, senin giyeceklerini hazırladım, bir çorabını bile bensiz bulamazsın, Sonra da bana laf edersin..."

Şimdi gelelim aynı çiftimizin bir saat sonra misafirlikteki diyaloğuna;
"   Hayatım, tuzluğu uzatır mısın?"
"Tabi canım, buyur. Aman fazla tuz kullanma. Biliyorsun sana dokunuyor"
"Ah canım; hep benim sağlığımı düşünür. Sağol bitanem. İyi ki varsın."
" Ne demek hayatım, sen olmasan ben ne yaparım."
vs. vs.
......
Bunlar size abartılı mı geldi? Öyleyse önerimi yerine getirin, kendi diyaloglarınızı kaydedin ve dinleyin.
Ama lütfen samimi olun. Kendi hayatınıza bir an için dışarıdan bakın.
Ne olur; iki yüzlülüğü bırakalım, dışarıda da içeride de samimi ,tatlı dilli, saygılı olalım.
Kaybetmeden önce elimizdekilerin kıymetini bilelim.
Gelin size kaybettikten sonraki diyaloglarımızdan bir kesit sunayım;
Mezarlıkta , kalabalık içindeyiz;
" Ahh ahhh , bizi bırakıp nerelere gittiiiin. Doyamadık sanaaa... Biz  bu acıya nasıl dayanırız."

Aynı günün akşamı evdeyiz;
"
Muzur adam ; yaşarken de böyleydi, tam zamanını buldu ölecek; bütün işleri yarım yamalak başımıza bırakıp gitti, evin 10 yıllık taksitleri devam ediyor, bodrumdaki yazlığın inşaat işlerini de bitiremedi, atsan atılmaz satsan satılmaz,  hemen banka hesaplarını transfer edelim , veraset vergisine bi ton para vermeyelim"
 vs. vs.
Abartılı buldunuz değil mi?
Emin olun  babaları öldüğü günün akşamında miras yüzünden saç saça, baş başa kavga eden aileler gördüm.
Kız kardeşi mirastan yoksun bırakmak için cenazeden sonra  laiklikten dindarlığa transfer olanlar gördüm.
Gariban annenin payını içetmek için dolaplar çeviren evlatlar gördüm...
İnsan yaşadıkça neler görüyor ...
İhtiyarladıkça kötü hatıralarım artıyor, iyi hatıralar ise  denizdeki lüfer gibi...Günden güne azalıyor.. ara ki bulasın.
..............
Mutlu olmak istiyor musunuz?
O zaman "ARTİZ" liği bırakacaksınız.
Lamı cimi yok, başka yol da yok..
Aksi halde; sirkte milleti güldürüp eve gidince ağlayan PALYAÇO dan bir farkınız olmayacak.
Rol yapmaya devam edin , huzur , muzur da aramayın.
Çünkü haketmediniz.
Ne kadar ekmek, o kadar köfte...
Diyor ya;
" Başınıza ne gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir"

Başka söze gerek var mı?