Yazar: İsmail Ezgü
Rahman suresinde 31 tokat.
İnanın abartmıyorum;
Rahman suresini okuduğumda gerçekten kendimi 31 kere tokat yemiş gibi hissediyorum.
Bu yazının içinde herhangi bir cümleyi 31 kere tekrarlasam benim hakkımda ne düşünürsünüz?
En iyimser okuyucu bilgisayarda yazarken acemice bir hata yaptığımı farz edecektir herhalde...
Biraz daha ileri giden ise benim kafayı yediğimden şüphelenecektir.
Peki ; hayat kitabımız Kuran'ın bir suresinde bir ayet ; adeta kafamıza balyozla vurulurcasına ; tam 31 kere tekrarlanıyorsa ?
.........
Aşağıdaki ayet tam 31 kere tekrarlanıyor:
"Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?"
........
Rabbimiz adeta diyor ki;
"Bunu verdim inkâr ettiniz...
Şunu verdim inkâr ettiniz...
Ne verdiysek yalanladınız..
İnkâr etmediğiniz ne var ki zaten !
...............
İnanın surenin sonlarına yaklaşırken yerin dibine giresim geliyor. Beynim zonkluyor...
Ne diyebiliriz ki?
Hepsi tam doğru...
Hiç abartmadan bizi bize anlatıyor.
........
Peki Rabbimiz neden aynı ayeti ; hem de aynı sure içinde, bombardıman yapar gibi 31 kere tekrarlıyor?
31 cümle yaklaşık bir sayfa yazı demektir.
Kuran dünyanın en çok basılan kitabı.
Dünya genelini düşünürsek; bu demektir ki milyarlarca sayfa , milyonlarca kitap , yani milyonlarca ağaç tek bir cümle için harcanmış.
Benim Allah'ım en çevreciden daha çevreci.... Bu kadar çok ağacı boşuna harcamış olamaz...
Kuranda buna benzer bir durum başka hiç bir yerde yok.
Allah'ı bu kadar hiddetlendiren şey ne acaba?
Biran dönüp aynı soruyu kendime sordum; Beni en çok kızdıran şey nedir?
Cevabını hemen buldum:
Nankörlük !
Evet; nankörlük!
Birisi yardımlarımıza karşılık bize ters bir davranışta bulunsa onu hemen nankörlükle itham etmez miyiz?
Biz ki ; Allah'ın bize verdiklerinden bir kısmını başkasına veriyoruz ,karşı taraftan birazcık nankörlük görsek nasıl sinirleniyoruz.
Allah ki bize verdiklerini başkasından almıyor kendisi yaratıyor,
Biz ise bir elimizle Allah tan aldığımızın az bir kısmını diğer elimizle başkasına verirken titriyoruz.
Halbuki sahip olduğumuz her şeyde fakirin, yetimin, düşkünün hakkı var dı di mi? Yani emaneti sahibine verdiğimiz halde havalara giriyoruz.
Eğer biz de Allah gibi verdiğimizi kendimiz yaratsaydık eminim zırnık veremezdik.
.......
Rahman suresini okumaya başladığımda daha ilk satırlarda şok yaşadım.
Mesela; KURAN deyince sadece elimdeki bu kutsal kitabımızı yani "mushaf" ı düşünürdüm. Halbuki Kuran bu kitaptan çok daha geniş bir anlam taşıyormuş.
Tüm kainat yasalarını, tüm düzeni , her şeyi kapsıyormuş.
Okudukça " LEVHİ MAHFUZ" yani " muhafaza edilen levha" neymiş anlamaya başlıyorum.
Kuran sanki "saati kuran" ya da " kurulum yapan " gibi bir şey sanki..
.........
Hayatım boyunca binlerce kitap okudum
Hepsi sel gibi aktı gitti.
Kalan kuma bakıyorum... O kadar az ki .
Halbuki KURAN...
Tek bir satırda bir kamyon kum bırakıyor.
Doldukça doluyorum.
Müthiş bir şey...
Tavsiye ediyorum.
İlgilenin... Alâka gösterin.. Alâka .. Alâk.. !!! ???
Alâk suresi... bunu mu söylüyormuş ???
......
KURAN müthiş...
ALLAH büyük, çok büyük, tek büyük, mutlak büyük..