Yazar: İsmail Ezgü
Hayatımızda “geri beslemenin” ne kadar önemli olduğunun farkında mıyız?
İddia ediyorum ; bu konu o kadar önemli ki belki de hayatımızın en önemli destek noktalarından birisi...
Sosyolog veya psikolog olsaydım size daha çarpıcı örnekler verebilirdim ama ihtiyar bir mühendis olarak ancak bildiğim örnekleri vereceğim:
Meselâ;
UYDU"lar; nasıl olup ta dünyamızdan yüzlerce kilometre uzakta, yıllarca dönüp duruyorlar?
Neredeyse her saat başı kafamızın üzerinden geçip arabamızın plakasını okuyabilecek kadar hassas fotoğraflar gönderiyorlar.
Nasıl hatasız olarak görevlerini yapabiliyorlar?
Peki robotlar nasıl oluyor da insanlardan çok daha hassas ve hızlı çalışabiliyorlar?
Son yıllarda gelişen insansız otomobiller, otobüsler....
Nasıl oluyor da Google'ın sürücüsüz otomobili Kaliforniya sokaklarında aylardır büyük bir başarıyla dolaşıp duruyor?
Fabrikalarımızdaki CNC tezgahlar nasıl bu kadar hassas ve hızlı imalat yapabiliyor?
Tek bir cevap var : GERİ BESLEME SAYESİNDE !
Eğer geri besleme sistemleri olmasaydı ;
Uydu birazcık yörüngeden sapınca uzayda kaybolur gider ya da dünyaya çarpardı.
CNC tezgahımızda 1 mm lik hata oluşursa bundan sonra yapılan tüm ürünler hatalı olurdu.
Vücudumuzdan örnek vereyim; kapatın gözlerinizi ve yürümeye başlayın.
Bu vaziyette ne kadar yürüyebilirsiniz.İşte "geri besleme" böyle birşey.
Hadsizliğimi bağışlayın ; benim şöyle bir iddiam var:
Fizik veya Matematik'teki tüm kuralları insan hayatına da uygulayabilirsiniz.
( Bu fikri Türkiye'nin iftiharı Rahmetli Prof. Oktay Sinanoğlu hocamızdan çaldım)
Fizik veya matematikteki bir olayın aynısını sosyal hayatta da gözlemleyebilirsiniz,hatta toplumları bu yöntemlerle yönlendirebilirsiniz, dünya ekonomisini bu şekilde ele geçirebilirsiniz.
Zaten bu yöntemlerle dünyayı ele geçirdiler.
Malesef "Oktay Sinanoğlu" gibi hocalarımızı biz kovarken birileri ondan çok çok istifade etmeyi bildiler.
Ne diyordu Yüce Rabbim : "Aklını kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır" ( Yunus 100)
Sen çok kıymetli değerlerinin kıymetini bilmezsen başkaları onu değerlendirir ve sen düşünüp durursun ; " Biz neden bu haldeyiz?" diye...
Biraz sakinleşip dönelim konumuza;
Diyelim ki Patron"sunuz; çok sayıda eleman çalıştırıyorsunuz.
Kendinize olan aşırı güvenle yanlış yatırımlar yapıyorsunuz ve etrafınızdaki çok sayıdaki yardımcı personelden hiç biri size yanlış yolda olduğunuzu söylemiyor ya da söyleyemiyor.
Yani "geri besleme"niz yok.
Ürettiğiniz ürünler hatalı olmuş, farkında değilsiniz, piyasaya verdiniz.
İlk ürünlerden hiç şikayet gelmedi, üretimi artırdınız, hatta çok sayıda ülkeye ihracatlar yaptınız.
Hepsi geri geldi,
Battınız.
Birisi size ilk adımda "yanlış yapıyorsun" dese fena mı olurdu?
Örneğin; SAMSUNG pil sorunu olan milyonlarca cihazını toplamak zorunda olmaz , milyarlarca dolar zarara girmezdi.
WOLKSWAGEN emisyon üçkağıdı yapılan yüzbinlerce aracından dolayı milyarlarca dolar ceza ödemezdi.
Peki ben bunca laf ederek ne anlatmaya çalışıyorum.
Ikınıp sıkınıyorum; hâlâ meramımı anlatamadım...
Halbuki söz söylemeyi bilenler ne güzel söylemiş: DOST ACI SÖYLER.
Benim üç sayfada anlatamadığım şeyi üç kelimede söyleyivermişler.
Güç ve kudret sahibi olanlar, ya da olduğunu zannedenler; etraflarındaki yağcılara çok dikkat etsinler.
İdam sehpasına ya da cehenneme bu yağcıların omuzlarında gidecekler.
GERİ BESLEME'ye çok önem verin.
Tenkitlerden kaçmayın...
Unutmayın: DOST ACI SÖYLER.