19 Şubat 2017 Pazar

MODANIN BÖYLESİ

Yazar: Sema Ezgü

Bu topraklarda hiç görülmedi kanımca.

Bugünün Türkiyesi yine ilklere sahne oluyor. Ülke yönetiminde vesayet zincirlerinden kurtulma çabaları yıllardır sürüp giderken, demokrasiyi gerçek haliyle yaşamak adına insanlar dört nala koştururken enteresan ülke manzaralarına tanık oluyoruz. Referandum denen, halkın fikrini sorma uygulaması hızla yaklaşırken birileri vesayetin yeni moda halini dayatıyor insanlara. Hem içeriden hem dışarıdan akıllarımıza vesayet uygulamaya çalışanlar ortalıkta cirit atıyor. Elini sallasan havada uçuşan dayatmaların ellisine birden çarpıyor. Biraz uzaktan bakmayı becerebilirse insan, manzara traji komik görünüyor aslında. Bataklıkta sivri sinekleri kovalarken ayağı çamura batmasın diye debelenen zavallıya benziyoruz şu sıralar. Neyse ki, o zavallının bile bir aklı var ki, canını kurtarabiliyor. Neyse ki,,,

Herkes dikkatli olsun, herkes aklına sahip çıksın demekten başka çözüm yolu göremiyorum. En çok da kendime söylüyorum bunu. Aklını başına topla, iki taraftan da gelen baskılara karşı koy, boyun eğme diyorum kendime.

İki ayrı koldan, şiddetle saldırıyorlar.

Bir grup diyor ki; Senin aklın bu işlere ermez, doğru düşünemezsin. Bilgin yetmez. Gel sana nasıl düşüneceğini ben öğreteyim. Benim bak dediğim yere bak, benim oku dediğim basını oku. Öteki yana bakarsan aklını çelerler, aptala dönersin. Muhakeme yapamazsın sen. Değerlendirme yapamazsın. Terazin bu yükü çekmez. Biz senin yerine düşünürüz. Bizim sürüye, pardon, gruba katıl ha, sakın ama...

Diğer grup diyor ki; Sen kim oluyorsun da dini anlamaktan söz ediyorsun? Ne eğitim almışsın, ne tesettüre girmişsin. Yalan yanlış konuşup günaha girme bari. Sen gel bizim sürüye, pardon cemaate katıl. Biz sana öğretiriz. Ancak bizim dediğimiz gibi yaparsan kurtulursun. Yeni icadlar çıkarmayın başımıza. Mezhepsiz din, Kütüb'ül sitte siz sünnet olur mu? Bize tabii olun. Diğer sürülerin pardon, dini grupların hepsi cehenneme gidecek. Onların hepsi kafir... 

Her iki grup da düzeltmeye, yönetmeye çalıştığı aklımın fikrini sormaya gerek duymuyor. Kendince bilgi, bana göre algı bombardımanı uygulamayı içeriğini bilmediği aklıma şiddetle uygun görüyor nedense. Kendisine verdiğimde değerli bulduğu oyumu veya desteğimi karşı tarafa verince vatan haini veya kafir olmakla suçluyor. Sonra da bir grup demokrasi için derken diğeri hidayet için diyor. Demokrasi bu akıl zorbalığının neresinde gizlidir, bilmiyorum. Hidayet hangi mehdi gelince yeryüzünde hakim olacaktır onu da bilmiyorum.

Şu referandum hayırlısıyla bitse de aklıma ayar çekenlerden kurtulsam...

Diğer konu için de kendi aklıma güveniyorum şimdilik. Kuran'ın ışığı yolumu aydınlattığı sürece ve sadece bana ait olan aklım sağlıklı çalıştığı sürece Hz Muhammedin örnekliğinde hidayetin yolunu da bulurum, demokrasinin yurdunu da.

Allah'ım, davamızda bizi şaşırtma.  Amin.