10 Ekim 2017 Salı

ZAMANDA YOLCULUK MÜMKÜN MÜ?

Yazar: Sema Ezgü

Bir zamanlar, yani benim yirmili yaşlarımda, ve sonraki yıllarda en moda gündem konusuydu zamanda yolculuk. İnsanlar bu enteresan fikre saplanmış, hayal güçlerini zamanda yolculuk ihtimalinin başlarına açacağı sürpriz sorunlara odaklamıştı. Filmler, diziler yapılıyordu iştahla. Bu teknolojik olayın insanın başına açacağı olası sorunlar senaryolaştırılıyor, bazen eğlenceli bazen korkutucu sanat ürünleri üretiliyordu.

Şu sıralar demode kalmış zamanda yolculuk meselesiyle ilgilenen pek kalmamış görünüyor nedense?

Mümkün mü, değil mi diyerek ağız dolusu tartışanlar da yok ekranlarda.

Kıyamet senaryoları daha cazip görünüyor futuristlere. Bu futurist konusu da ayrı bir hengame.

Biraz aklını çalıştırıp gelecek için cok sayıda senaryo tahminleri yapabilenleri kahin ilân ederek halt üstüne halt işliyor insanlar. İhtimallerden biri gerçekleşince tahmin yürüteni ilâh edinmeye varan tutkulu teslimiyetler yaşanıyor dünyada. Gayb denen yaşanmamış zamanı görür gibi bilmek sanki mümkünmüş gibi gerçek ile dışı arasında mekik dokuyor akıllar.

Bir programında Allah'ın ayetlerini esas alan bir konuk ile program yaparak göz yaşları içinde imanını sergileyen popüler bir sunucu, ertesi akşam kahinlik taslayan bir aklı evveli programında ağırlayarak acaip çelişkiyi gündeme kendi elleriyle yerleştirebiliyor. Reyting asıl meselesi oluveriyor süratle. Kendi imanı ise arka planda fon perdesi pozisyonunda kalıveriyor. Kendisinde barındırdığı ve Allah'ın dini ile çelişkili görünen pozisyonunu da bir program konusu yapması gerektiğini bilmiyor sunucu. Ya da bilmezden geliyor. Reytingler her şeyden önemlidir misali...

Zamanda yolculuk ile çelişkilerin ne alakası var derseniz?

Alaka tercih farkında gizlenmiş. Zamanda yolculuk ihtimainin üzerini çizerek umudunu yitiren insanoğlu gaybı bilme çabasından vaz geçemediği için şimdi umudunu futurist sisteme bağlamış. Başımıza açtığı belâları saymazsak, bu da pek yeni bir tutku değil aslında. Sevgili büyüklerimizin dillerinden düşürmediği ahir zaman bilgilerini hâlâ duyabiliyoruz etrafımızda. Kıyamete ramak kala şöyle olacakmış, böyle olacakmış hikayeleri eskilerin dinî literatüründe de varmış. Başarıyla günümüze kadar gelmiş gelmesine de, gelene kadar kaç yol kazasına uğradığı kestirilemiyor bir türlü.

Oysa hiç yol kazasına uğramamış Kur'an daki kıyamet zamanı bilgisinin asla bilinemeyeceğini bildiren ayetler bu rivayetler kadar ilgi görmemiş. İlginçtir...

Asıl ilginç olan ise, zamanda yolculuk yapmanın mümkün olduğunun bilinmemesi.

Sebep: Kur'ana hak ettiği ilginin gösterilmemesi.

Hz. Adem'den bu yana, hatta evrenin kuruluşundan bu yana, yani üç boyutlu madde dünyasının kuruluşundan bu yana, akıl yoluyla zamanda yolculuk yapmak mümkün oluyor. Sadece Allah'ın bilmemize izin verdiği kadarını, yani bize gerektiği kadarını kafa gözlerimizle değil, basiret gözlerimizle rahatlıkla görebiliyoruz.

Uzun zamandır tutkuyla sarıldığım Kur'andan daha güzel, daha doğru bir zamanda yolculuk projesi düşünemiyorum artık. Bütün gerçekleri ilk ve tek dosdoğru kaynaktan alıp kendi gözümüzle görürmüş gibi canlandırabiliyoruz. Parçalı değil, bütüncül okumak şartıyla elbette. İlgili konunun bütün ayetlerini bir araya getirip pazılı tamamlayınca yolculuk zihnimizde başlıyor. Hepimizi çok heyecan verici bir zamanda yolculuk projesi asırlardır bekliyor. Hem de herkesin kendi evinde, kendi kitap rafında öylece durup yeni yolcusunu bekliyor. 

Bu fikir aklına nereden geldi ? derseniz...

Bu yaz da, iki farklı tür yolculuğu aynı anda yaşamamdan ve bundan dolayı inanılmaz keyif almamdan kaynaklanan fikrimi paylaşmak istedim.

Asıl amacımız, nasıl mutlu olduğumuzu anlatmak ya, bundan daha açık ve net nasıl anlatabilim ki dedim kendime. Solar teknemizle hiç yakıt kullanmadan, çevreye zarar vermeden gezip dolaşırken zihnimiz de Kur'an ayetleri arasında dolaşıyordu.

Ege'nin lacivert sularında, bazen turkuaza bazen yeşile dönen el değmemiş kıyılarında, her anında Allah'ın nimetlerini anmaya çalşarak gezdiğimiz ve suyuna keyifle dokunduğumuz koylarında aklıma geldi. Zaten hiç aklımdan çıkmıyordu zamanda yolculuk. Bulduğumuz her fırsatta manzaranın tadını çıkarmanın yanı sıra ayetlerle hemhâl olmanın hazzını da yaşadık. Güzel mi güzel denizlerimizde yolculuk yaparken zamanda yolculuk da yaptık kısaca. Mutlu olduk.