27 Aralık 2017 Çarşamba

EMİN MİSİN ? 1

Yazar: Sema Ezgü

Son zamanlarda en çok kullandığım sözcükler oldu bunlar..

Emin misin ? Diyorum.

Bir fikri, alıntı bir bilgiyi, yazarı belli olmayan güncel eleştiri yazılarını sosyal medyadan derleyip toparlayıp ortaya getiren, sonra da kazara üstüme kalır endişesiyle  " bir arkadaşımdan geldi, paylaşayım dedim " diyen kişilere karşı ilk tepkim de aynı oluyor.

Emin misin ? Diyorum.

Sonra da tepkimin dozunu arttırıp veryansın ediyorum adeta..

Emin değilsen, neden paylaşıyorsun?

Araştırdın mı? Kaynağı ne ? Gerçekliği ne ? Biraz zaman ayırıp inceleseydin önce, olmaz mıydı? Benden ne bekliyorsun ? Başımı sallayıp onaylamamı, sonra da paylaşımını yayarak etki alanını arttırmamı mı, ya da senin yapmadığını yapıp araştırmamı mı ?

Tabii olarak, bir cevap beklemeden sonuncusunu yapıyorum. İstisnasız her zaman araştırmaya girişiyorum. Sosyal medya saldırganları sayesinde entelektüel yanım gelişiyor çok şükür...  Ama sonuçta ne oluyor ? Doğrusunu ben, yanlış olanı herkes öğrenmiş oluyor.

İnsanların hazıra konma alışkanlığından, üşengeçlik zaafından çok iyi faydalanan bir kesim doğurdu sosyal medya. Maalesef acı ve gerçek bir olgu bu günümüzde. Neredeyse hiç kimse "Emin misin ?" diye bir soru ile sorgulama başlatmayı sevmiyor. İlk duyduğuna, her okuduğuna inanmayı tercih ediyor.

Sebep ?

Kendi anlayışına veya ruh haline hitap ediyor ya, öyleyse doğrudur..

Emin misin ? demiyor.

Yapanlar da var elbet. Bilginin o kadar kolay elde edilmediğini bilen azınlık. Ortaya saçılmış yalan yanlış ne varsa düzeltmeye çalışanlar var. Ama yetersiz kalıyor. Çamuru ortaya atanlar her zaman karlı çıkıyorlar. Doğrusu kitlelere ulaşana kadar atı alan Üsküdar'ı geçmiş oluyor.