Yazar: İsmail Ezgü
Okuduğum bir gazete yazarının bugünkü köşesinden aşağıdaki "sevdiğim laflar" ı arakladım;
..
"Başarı, hataların ve başarısızlığın az ilerisinde duran şeydir."
T.J. Watson (İflas etmek üzere olan küçük bir bilgisayar şirketini kurtarıp adını IBM'e çeviren işadamı..
......
Watson ne yapmış?
İflas etmek üzere olan o minnacık şirketi ele alıp devasa IBM i yaratmış.
Peki şimdilerde IBM ne vaziyette?
Kendinden çok sonraları piyasaya çıkan rakipleri trilyon dolarlık değerlere ulaştı, buna karşılık IBM sürünüyor desek yeridir, çünkü en son şirketin bir bölümünü Çinlilere satmak zorunda kaldılar ve buna da çok sevindiler.
......
Biz yine dönelim Watson amcamızın özlü sözüne; ne demişti :
"Başarı, hataların ve başarısızlığın az ilerisinde duran şeydir."
Yani mealen demiş ki : başarı ve başarısızlık birbirine çok yakındır, az ötesindedir.
Watson amcam bu özlü sözünü bizim evden araklamış olabilir mi?
Adam bizim eve girmiş, yıllardır duvarda süslü kılıfının içinde asılı duran kitabımı açmış,
bir de bakmış ki bu değerli söz 1500 yıldır hiç değerini kaybetmeden oracıkta duruyor.
Hayret; biz nasıl da farketmemişiz?
Körsün de ondan...
.......
Halbuki defalarca okudun, hatta ezberledin,
hatta yüksek sesle nağmeli nağmeli okuyup o çok değerli ve kadirşinas dinleyicilerini mest ettin. Ama ne söylediğinin hiç farkında olmadın. Dinleyenler bazen gözyaşlarına boğuldular. Hayret bir şey ki dinlediklerini anlamadıkları halde hüzünlenip göz yaşı döktüler. Halbuki diledikleri bölüm miras hukukundan bahsetmekte idi.
Ne alâka değil mi?
Siz evet siz her renkten 1 milyarı geçen insan topluluğu ; size söylüyorum.
Kime söylüyorum ki?
Peygamberlerini dinlememişler beni mi dinleyecekler?
Duvarda mahzun mahzun duran bu kitapta Watson amcamızın yürüttüğü özlü sözün benzerleri dolu, 6 bin taneden fazla..
Hiç mi merak etmedin bu güne kadar.
İnsan masal kitabından dahi birşeyler anlar; sen bu mahzun kitabı defalarca okudun , ezberledin, hatmettin...
Hiç mi bir şey kalmadı aklında...
Yazıklar olsun...
Bak elin Watson'u almış senin özlü sözünü tepe tepe kullanmış, istifade etmiş.
Bu adını unutmaya başladığımız IBM ne yapmıştı bilir misin?
İlk bilgisayarı o yapmıştı işte. ..
Sen bilmezsin, tevellütün yetmez ama bu ihtiyar gördü o ilk bilgisayarlardan birisini.
Sizin evin salonunun 5 katı büyüklüğünde bir salon, tamamını bu bilgisayar kaplamış. Üstelik bu bilgisayarı paranla satın alamıyorsun. Hani birkaç sene evvel ; parasını ödediğimiz silahları , uçakları satmadıkları gibi bu ilkel bilgisayarı da paramızla satın alamadık. Lütfettiler; kiraya verdiler.
Bir kere sağmak yerine her sene sağmağı tercih ettiler. Bir de bunu yaparken dediler ki;
Bak herkese bunu yapmayız; Sen müttefikimiz,stratejik ortağımızsın. Bu kıyağımızı da unutma haa.. Yoksa darbelerle marbelerle ... anladın sen onu...
Tekrar sadede dönelim mi?
Ne demişti Watson amcamızın o özlü sözü :
"Başarı, hataların ve başarısızlığın az ilerisinde duran şeydir."
Bizim duvarda mahzun bekleyen kitapta ne yazıyordu;
94/6 "Evet, kesinlikle, her zorluğun yanında muhakkak bir kolaylık vardır. "
Belki iyi anlamamışsındır diye peşinden bir daha tekrar ediyor:
94/7 "Kesinlikle, her zorluğun yanında muhakkak bir kolaylık vardır. "
Nasıl?
İçiniz yandı mı?
Hazine üstünde oturup açlıktan sürünmek böyle bir şey işte. .
Ne diyeyim;
Allah müstehakımızı versin.
Verdi, veriyor,verecek zaten.
Hiç şüpheniz olmasın.
"Biz kendimizi değiştirmedikçe o hiç bir şeyi değiştirmeyecek"
Emin olun.
Bunu da o duvardaki mahzun hazine söylüyor.
Bize bu akıl, bu kulak, bu göz niye verilmiş acaba...
Anlayamadan göçüp gideceğiz.
Ne yazık. ...
"Gözlerimiz var görmez, kulaklarımız var duymaz, hiç akletmez miyiz?
.......
İsmail Ezgü 8 Kasım 2018