Yazar: İsmail Ezgü
Ehliyetimin yaşı 41.
41 kere maşallah; Allah korudu ; bugüne kadar önemli bir kaza yapmadım.
Allah korudu diyorum çünkü pek çok kaza ortamından ucuz sıyrıldım.
Lütfen bu yazıyı damdan düşen birisinin yazdığını düşünerek okuyun.
Çünkü çok yakınım iki delikanlıyı "trafik canavarı"na kurban verdik. Üç ay sonra bir başka kazada da annelerini kaybettik.
Bir başka kazada ise oğlumla beraber İzmit otobanında giderken bariyerlere çarptı , defalarca döndük durduk.
Bir başka seferde de yine oğlum tek başına iken takla atıp aracı pert etti.
Allah bağışladı onu bize...
Yani bağrım yanık...
Bu kazaların hemen hepsinde esas sebep uydurduğumuz "trafik canavarı" değil uykusuzluk idi.
Yukarda dedim ya ciddi bir kaza yaşamadım diye...
Direksiyon başında birkaç kere uyukladığımı itiraf etmeliyim.
Tek başıma Artvinden İstanbul'a geliyorum...
8-10 saat araç kullandıktan sonra Tosya civarlarında daracık bir köprüyü geçerken uyuklamışım. Karşıdan gelen otobüsün korna ve selektörleri beni uyandırdı da büyük bir felaketten kurtulduk. Benim hatamın ceremesini otobüs yolcuları da çekecekti.
Allah korudu başka bir izahı yok.
Otobüsün içindekiler beni yakalasalar ölmekten beter ederlerdi eminim. .
İlk benzinliğe girdim biraz uyudum ve yemin ettim; bundan sonra ne olursa olsun uykum geldiğinde ilk uygun yerde kenara çekip kestireceğim.
Bu yemin çok işime yaradı...
Bu durumu paylaştığım bazı dostlarım da aynı sorunları yaşıyormuş. Direksiyon başında rüya görenler dahi varmış...
Aşağıda bununla ilgili tecrübelerimden damıtılmış tavsiyelerimi okuyacaksınız;
1- Kesinlikle tok karnına yola çıkmayın
2- Yolda fazla birşeyler yemeyin.
" Aç şöför iyi şöfördür."
3- Şekerden uzak durun, ne öncesinde ne de seyahat esnasında tatlı şeyler yemeyin.
Yemekten sonra üzerimize çöken uyku haline "şekerleme" derler bilirsiniz..
Boşuna bu adı koymamışlar.
"Şeker şöförün düşmanıdır" desem abartmış olmam.
4- Bazı kişiler rahat nefes alamadıkları için derin uyuyamazlar, bu nedenle ertesi gün uyuklarlar. Bu sorun araç kullananlar için çok tehlikelidir.
Eğer bu tarz bir sorun varsa seyahat öncesindeki gece burun bandı veya burun açıcı ilaç vb. kullanabilirsiniz.
Ertesi gün hemen faydasını göreceksiniz.
5- Seyahate sabah çıkmayı tercih edenlerin yaptığı en büyük hata normalden birkaç saat erken uyanıp yola çok erken çıkmaktır. Bu benim de sık sık yaptığım bir hata idi.
Her gün kaçta uyanıyorsanız seyahat sabahı da aynı saatlerde uyanmak en doğrusudur. Aksi halde ; çok erken uyanırsak bir iki saat sonra tekrar uykumuz gelecektir.
6- Hepiniz farkındasınızdır ki bazı yiyecekler uyku kaçırır, meselâ portakal benim uykumu kaçırıyor.
Şekersiz kahve ve çay da işe yarıyor.
Seyahat esnasında veya hemen öncesinde bu tarz gıdalar yemek çok faydalı olabiliyor.
7- Tek başına seyahat etmek uyku açısından tehlikelidir. Seyahatler sevdiklerinizle daha keyifli olur.
Yanınızda sevdikleriniz varsa benim taktiğimi deneyin; yoktan sebepten eşinizle tartışma çıkartın, uyku muyku kalmıyor.
Meselâ yol arkadaşınız uyukluyorsa onu uyandırın. İşte size örnek tartışma senaryosu;
"Amma da horluyorsun bi tanem ya.."
" Bi bırakmadın ki azıcık uyuyayım..."
" Yuh be.. saatlerdir uyuyorsun."
" Ne saatleri be .. yola çıkalı daha iki saat olmadı"
...........
Fazla da abartmayın ha.. kavganızın müsebbibi olmayayım...
......................
8- Yola çıkmadan önce sakın duş almayın , denize veya havuza girmeyin.
Doktorlar uyuyamayanlara ılık duş tavsiye etmezler mi? Araba kullananlar da tersini yapmalı doğal olarak.
...........................................
Daha pek çok tavsiyeler sıralanabilir ama ben "ŞEKER" diyorum başka birşey demiyorum.
İstatistiklerde de görebilirsiniz ki kazalarda uyku faktörü bana göre 1. sırada.
Bunun ilk sebebi de tıkınmak...
Yol üstü lokantalarında tıka basa yemeye paydos..
Bir yerlerde şunu yazmıştım;
" Trafik kadar adaletsiz mahkeme görmedim. Bir saniyenin karşılığı bir ömür..."
..............
Allah'a emanet olun.
Geç varın, ama varın..
Geç kaldı desinler...