12 Ocak 2019 Cumartesi

KÖPEKLER DOST MU?

Yazar: İsmail Ezgü

Yine pek anlayamadığım konulara giriyorum.
.........
Herkes ekonomik şartlardan şikayetçi.
Ayda 2 bin TL kazanan da,  20 bin TL kazanan da para sıkıntısı çekiyor? ??
Ama bu garibanlar  yaz başında    çocuklarına karne hediyesi  olarak  kedi , köpek alıp yaz sonunda o   zavallıları    bizim mahalleye bırakıp gidiyorlar.
......
Birkaç gün önce;  Eskişehir de bir  lise öğrencisi delikanlı   köpekler tarafından parçalandı. Benim de içim parçalandı.
Aynı gün bizim mahallenin köpekleri de bana saldırdı.
Yemek verdiğim, başını okşadığım köpekler beni parçalayacaktı neredeyse.
Biliyorum karınları aç..
  Bu kadar çok sayıdaki köpeği nasıl doyurabilirim, mümkün değil.
Komşuların çoğu kışlık evlerine gittiler.
Biz iki kişilik mütevazi ailenin mutfağından artanlar anca bir iki kediye yeter.
Ucuz ekmek alıp biraz  süte batırıp köpekleri doyurmaya çalışıyoruz ama ne mümkün. ..
Marketin önünde en az on tane köpek bekliyor.
Çıkışta elimizdeki poşetleri zorla alıp kaçmaya başlıyorlar.
Hepsi birer mafya elemanı gibi.Sıkıysa verme...
Köpek sayıları hergeçen gün  artıyor.
Terkedilen köpekler içinde  çok zarif ev köpekleri olduğu gibi  bembeyaz aslan gibi Anadolu Çoban köpekleri dahi var.
Bana göre bu köpek altın gibi kıymetli. Ama adam getirip bırakmış.
   Bir sabah  hanım heyecanla beni çağırıyor;
"Kalk kalk , kapının önünde kutup ayısı var"
Hanım "ayı" desen tamam da "kutup ayısı" ne ya??
  Gittim baktım  koskoca anadolu aslanı yani  beyaz Çoban köpeği kapının önünde yatıyor.
Kapının önünü  tamamen kapatmış,  o kadar iri yarı...
Her tarafı yara bere içinde.
Muhtemelen birisi bunu bizim mahalleye bırakmış gitmiş. Mahallenin köpek çetesi de bu yeni gelen arkadaşı hep birlikte mahvetmişler.
  Bizim hanım üç ay bu garibanı normale çevirmek için uğraştı.
 Bu aslan parçası  öyle muhteşem bir hale dönüştü ki pek çok kişi  onu alıp götürmeye çalıştı  ama beceremediler.
Bizimki kuvvetlenip mahalleyi de tanıyınca tüm köpeklerin teker teker ifadesini aldı ve onların lideri oldu.
     Bir gün pahalı  jipten inen bir adam gelip köpeği almayı denedi. Hemen tüm komşularla birlikte  itiraz ettik tabi...
  Ama adam bize durumu izah etmeye çalıştı.
Yakınlarda  geniş bahçeli bir evi varmış.  Bahçesinde bizim köpeğin dişisini besliyormuş.
Bu erkeği de alayım, çok iyi bakarız falan diye epey dil döktü. İnanmiyorsanız sizi evime götüreyim dedi.
Üşenmedik atladık arabasına gittik.
Tahminimizden de büyük bir arazi içinde tam bir malikâne.. İkna olduk tabi...
 Dönüşte biz de yardım ettik, gitti bizim kutup ayısı...
Kurtuldu bizim varoştan..
........
Gelelim tekrar bizim mahalleye ve benim duruma...
Uzun yıllar çok sayıda köpeğim oldu. Tam bir köpekseverim. Bu sayede biliyorum ki köpeklerden kaçmak akıllıca değildir. Pek mümkün de değildir.
Bana saldıran köpeklerle nefesim bitene kadar yumruk yumruğa boğuştum. Başını okşadığım köpekler aslına rücu etmiş ,  vahşi birer kurt olmuştu.
   50 - 60 mt geri geri boğuşarak gitmek meğer ne kadar zormuş.
Karşımda korkunç iki surat, muhteşem dişler, 
Yumruklarımdan sadece 10 cm uzaktalar...
   Son anlarda nefesim neredeyse bitti.. Bir yandan bağırıyor bir yandan da yumruk sallıyordum.
İnanılmaz birşey; insan bazen en zor anlarında acaip şeyler düşünebiliyor.
   Ben de enerjimin bittiği son anlarda Allah'a yalvarıyordum;
" Ne olur Allah'ım ; geri geri giderken beni yere düşürme !"
Düşersem kurtulma şansım yok denecek kadar azalırdı çünkü. ..
   Eve döndüğümde  hanıma  anlatamadım bile...
  Bir müddet nefesim düzelmedi.
Allah yardım etti, kurtuldum. Ama ölen delikanlının acısı hâlâ içimde... Ben iki köpekle başa çıkamadım. Zavallı çocuk 25 köpeğe nasıl karşı koyabilsin ki?
   Aslında köpekler büyük bir sorun değil.
Ama bir tarafta "zehirleyin hepsini" diyenler; karşı tarafta da köpekleri insanlardan daha çok sevenler.
Esas sorun bizim aklımızı kullanmamakta ısrar etmemiz.
   Allah daha ne desin:
(Yunus100)   Allah aklını kullanmayanların üzerine pisliği boca eder..
Halimiz tam da bu...

Daha ne desin?