23 Mayıs 2016 Pazartesi

NEDEN YAZIYORUM -1

Yazar: İsmail Ezgü

NEDEN YAZMA İHTİYACI HİSSETTİM?


Türkçemizde güzel bir deyim var;
"SÖZ UÇAR , YAZI KALIR"
Bu sözü çok beğenirim , fakat hayatıma hiç yansıtamamıştım.
İhtiyarlık dönemime kadar hiç bir şeyleri yazma gereği duymadım.
   Son yıllarda kutsal kitabımız Kuran'ı "ANLAYARAK" okumaya gayret ediyorum. Bundaki amacım "imam" kesilip başkalarına ahkâm kesmek değil, sadece kendi hayatımı daha düzgün yaşayabilmeyi amaçlamıştım.
    Kuran'ı iniş sırasına göre okumaya başladım ve daha ilk cümlelerde takılmaya başladım.
İlk durak 4. satır oldu.
"Ellezi alleme bil kalem"  = "Ki o kalem ile öğretti"

Kalem ile öğretmek mi?
Bugüne kadar "hoca " bildiklerimin hepsi durmaksızın konuşuyordu. Hiç kalemle öğretene rastlamadım.Kalem ellerinde bir aksesuar gibiydi. Hepsi car car konuşuyordu.
Eğer  kalem ile öğreniliyorsa ; öğretmenlere, hocalara ne gerek vardı?
Allah bu ayetle ne demek istiyordu acaba?..

İçimden diyordum ki " var bunda bir şey?"
İleriki safhalarda bu duyguyu sık sık yaşayacaktım fakat bu ilk şaşkınlığım olduğu için takılıp kaldım.
Ne demek kalemle öğretmek ?
 Ben kitaba bakıyorum, kitap bana bakıyor.
Moralim bozuk, canım sıkıldı ,şaşkınım...
Ben ki 17 yıllık okul hayatımda  yüzlerce  belki de binlerce kitap okumuşum, İlkokulda bile  "Kemalettin Tuğcu" nun bütün kitaplarını okumuşum.
 Elli yaşımdan sonra bu kitabı elime almışım ve henüz ilk satırlarında takıldım kaldım.
Kalemle öğretmek ???
Ve bir anda kitap adeta sopayla kafama vurdu;
" Yahu be Allah'ın kulu!
1500 yıl evvel Allah'ın Resulü gelen vahyi yazdırmasaydı sen bugün hangi kitabı okuyacaktın?
Hangi kitabı olacak; "Tevrat" gibi "İncil" gibi yarım yamalak sözlerin akılda kalanlarını ve yapılan bir ton eklemeleri , püklemeleri okuyup "kutsal kitap"  diye bağrına basacaktın.
Eğer İbni Sina öğrendiklerini yazmasaydı acaba sağlık konusunda şimdi nerelerde idik ?
El Cabir yazmasaydı, Da Vinçi çizmeseydi,   şimdi biz aynı yerde mi olurduk?
Bugüne gelirsek;
Yok edelim kitapları, CD leri, harddisk leri, tüm kayıt cihazlarını...
Ne olurdu halimiz?
İnterneti kesilmiş ergen gibi  kalırdık ortada dımdızlak değil mi?
Neymiş;
" Söz uçar , yazı kalır" mış.
Ohhh be!
Elde var bir.
Çok şükür..